foça’dan yükselen sırp tayyareleri
foça’dan yükselen sırp tayyareleri
yola revan olduk bir cuma vakti eskilerin izlerini görmek için
uzun, kıvrak yollardan geçtik geceleyin, bir güzele varmak için
dediler epey çetrefillidir foça’nın şu görünen dağları
yıllarca hep basmıştır bağrına, müslüman ahlarını
bir an yollar kayboldu, bütün perdeler büsbütün yok oldu
her şey beyaz bir levhada, cümle cisim nâtık oldu konuştu
bin dokuz yüz doksanların birinden
bin dokuz yüz doksanların beşine
bütün sırp ve kancık dölleri taammüden bir noktada
yüzlerce yıllık komşu elleri, boşnakların koynunda
yekt-i yürekle büyük bir nefretten hareketle
tayyareler ve mitralyözlerle türk mahallelerine
binlerce sırp gavuru, müslümanların peşinde
dünyanın gözleri önünde, elleri kanlar içinde
bir daha hiç duyulmamak üzere sırp tank ve tüfenklerince
yaylım ateşiyle tek tek, çaresiz ve haykırışlarla katledilince
bin dokuz yüzlerce kadın-erkek, çoluk-çocuğun nefesi
ve üç camii bir nehir iki cenk meydanının kesildi sesi
iştedir; bir ananın hançerlenmiş evladına ninnisi
tünelden umut bulanların, kimlerden ümit kestiği
yol bitti, masum ve merhametli insanlar çekildi
gün yitti, evler ezanlar ve ayrılmazlığımız bitti
şimdi biz hangi yüzümüzle hangi güzele varmaktayız?
şimdi biz, hangi yaşlı gözle hangi ateşle yanmalıyız?
---------------------------------------------------------------------------------
aliya ve umut tünelini kazanlara
Yorumlar
Yorum Gönder