silsileyi sükutu hayâl

 silsileyi sükutu hayâl

I.

keşke rüyalarımdaki kadar sen olsaydın

bütün maviliklerden 

bütün sözlerden öteye

her şeyleri geçirebilecek kadar 

sen.


bir bekleseydin,

yağmur tıpırtısının dinmediği günlerin,

seyreğen gözlerime tesirini
görecektin.


ıscağını bekleyen

her bir parça toprağımın

sevinç dolu lâhzalarını,

bakışlarınla canlanan zihnimin

sonsuz döngüsünü görecektin..

ve

mavilikler kadar mesud

kahkahaların kadar bahtiyar

canlılığımı da.


II.

derin engebeliklere koşup,
suya tutulan atlar gibi

yalnız

sana tutulduğumu

ve

her defasında

her bir yerinde kainatın

seni andığımı

bilecektin.

fakat

yokluğunda avunduğum sabahlara

bir gülüş fırlatıyorum artık

düş yankısıyla

şehirler yıkabilecek güçte

bir gülüş.


III.

senin 

günleri yeşerten dinginliğinle

cenk tutuyorum

bütün hoyratlığın

bütün bilmişliklerin düğümlerini

bu cenkte çözüyorum.


IV.

kimseler

bilmez ve görmezken 

çıkmıştı şivekar yola

neydi aradığı durmadan?

neydi hüsnü yusuf’u bu kadar derin kılan?

sahicilik denebilir miydi 

yektini birden güzel kılan?


V.

varınca

sen ey kubbeden yansıyan

hazin kuşların çağrısı!

diye çağıracağım

senle andığım bütün

merhamet sancılarını.

ne var ki şimdi bütün

derin uykuları dünyanın

bütün yalanların kadar

                                 gülünç

                                             geliyor 

                  artık.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

şehirdeki telaş

Büyük Yolculuk - La Grand Voyage