sana koşabilmekmiş yaşamak
sana koşabilmekmiş yaşamak
kapıdan girerken
inerken kalkarken secdeden
ahlar şol yanımızda çığlarken
bakıyor ve şaşıyor gözlerim
ezberden öteye geçemeyen bilgilerim
emirler saçıyor her yerlerime
dinlemişim boşunaymış
yorulmuşum boşunaymış
baharı
bir kavuşma beklercesine
bin dağın ardından gözlemişim
meğer boşunaymış
bahtiyarlığın izleriymiş
hüsnü yusuf'un yaprakları
telkin edilmiş bir sadr yetermiş
bir kerre okşanmış baş
çok şeylere sâdır ve vâkiymiş
duyular antropojisiymiş görmeden görebilmek
el ayalarını öpmeleri cerrahilerin
meğer bundanmış sebep
sancıdan kıvranırken meryem
-bir ayet-
muhaciri hurma dallarında beklerken ensar
-bir neşid-
yeryüzünün secde edilen bütün mekânlarından
ve her bir yerinden yedi kat arzın ve semânın yaşamak için koşarken sana...
-bir münâcaat-
bir türbedârın terekesinden çıkan son şiiri
Yorumlar
Yorum Gönder