üce dağ takımlarına söylemler

 üce dağ takımlarına söylemler


bir yayla isterim ili göçmedik

lâle sümbülün vakti geçmedik


1

yıldırımların düşüp ezdiği yerler

dağların en ücra, en kuytu noktaları 

omuzlayıp apansız başlatıyor 

şehrin kaypaklığına karşı savrulan ayaklanmayı.

doruklarında çağlayan kızgın atlıların sesleri

iç kımıldatan özgürlüğü kaçınmanın

yani paftayı unutturan kamçı sıyırmaları…

üce dağlara ah çektiren kuşlar

ah, kanat çırpışlarıyla öğülen kuşlar…



2

biraz olsun duyumsak dağların uğultularını,

eskileri, bilgimiz dahiline azıcık olsun boğmak;

işte bu, çağlatır ücelerin hızla akan gözyaşlarını.



3

ambar üleştiklerimiz

gün yitince beni ahlarla anmaktan kaçınmadı.
yüzümün karasına buladığım fikirlerin gülünçlükleri, 

kimseyi korkutmadı.

iki tarafa eşitçe üzülen tavırlarım

ve yalandan döktüğüm gözyaşlarım;

hakkını veremediğim hiçbir kinim duyumsanmadı.

çünkü çehremize konan yaşların ortaklaşa yâdına

acıların, topraktan fışkıran tiksinç söylemlerine
zamanın tek bir kertesinde hiçbir enternasyonal söylem, duyulmadı.



4

memleketin sıra dağları

dokuz-yüz-yirmi-beş’ten beri küskün 

hududunu sekiz-yüz-elli-yedi’de bulan

memleketin üce dağları beriden beri küskün 



5

hoşgörüyü imtiyaza bırakanlar, -kimlerdi?

neden merhem olurdu kanamış, kanmış yaraya tükürük?


6

şair adamlar kadar şiir adımların cürmü

nasırlaşan gülüşlerin çünküsünü bekliyor.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

şehirdeki telaş

silsileyi sükutu hayâl

Büyük Yolculuk - La Grand Voyage