sana koşabilmekmiş yaşamak
sana koşabilmekmiş yaşamak kapıdan girerken inerken kalkarken secdeden ahlar şol yanımızda çığlarken bakıyor ve şaşıyor gözlerim ezberden öteye geçemeyen bilgilerim emirler saçıyor her yerlerime dinlemişim boşunaymış yorulmuşum boşunaymış baharı bir kavuşma beklercesine bin dağın ardından gözlemişim meğer boşunaymış bahtiyarlığın izleriymiş hüsnü yusuf'un yaprakları telkin edilmiş bir sadr yetermiş bir kerre okşanmış baş çok şeylere sâdır ve vâkiymiş duyular antropojisiymiş görmeden görebilmek el ayalarını öpmeleri cerrahilerin meğer bundanmış sebep sancıdan kıvranırken meryem -bir ayet- muhaciri hurma dallarında beklerken ensar -bir neşid- yeryüzünün secde edilen bütün mekânlarından ve her bir yerinden yedi kat arzın ve semânın yaşamak için koşarken sana... -bir münâcaat- ------------------------------------------------------------ bir türbedârın terekesinden çıkan son şiiri