Duyumsamak
Duyumsamak Bazılarımız kendini çok fazla kaptırıyor Yaşamak, hissetmek ve dokunmak için Fakat ne bulunan ne hâkir edilen kalb Bunlara kızarak, kendini suçlamaycak değil Bakın gözlerini silmeyen bulutlara ya da Arnavut kaldırımlarının çukurluklarına mesela. Köşe başından işmar edip duran bir lambayı... Kalblerini çatlatarak yırtan, şunlara da bir bakın Bazılarımız pervasızca ağlıyor Bunca mahlukatın duyulmayan sesleriyle Göremediklerim kulaklarımı çınlatırken Bir akşam üstü batıyor, siyah gölgelerin üstüne.