şehirdeki telaş
şehirdeki telaş I. hayır, kaybolmadım bu kentte. kalabalıklar, kaldırımlar ve seni gördüm, anladım. duyumsadım, şehri seyrin hazzını. II. bu şehirde herkes yüreksiz bir telaşla yaşıyor. sabahleyin kalkarken, yürürken sokakta gönülden konuşmaya çalışırken kuşlarla bu telaş, her yeri kaplıyor. çelimsiz sürgünler, kaçınan geyik dizgileri, şehri ve beni boğuyor. ben şehrin damarlarına, karışarak her bir güzelliği kargışladım. izler bıraktım her yere: göke ve bütün yıldızlara. küçük, evecen mavilikler fısıldadım, kabaran her kulağa. ve bir yön sordum gördüğüm herkese bulunca bir yer sığınılacak, vardım sığındım. -bu yer vaiz sokağı, göğe bakma durağı- lili'nin burada ne işi var? lili’nin bizle ne işi var? anladım ki o, bizden biri ister bu şehirde olsun ister farklı dünyalarda lili, hüznü içinde yaşayan kentlinin gölgesi. III. artık ben ceviz dallarında yarattığım uçarı dünyaların her birinde, lili’ye dair, yepyeni hayâller kuruyorum. duyduğum bütün hikâyeleri ve lili’yi masmav...